geçenlerde bir makale okudum. sosyal medyadaki davranışlar ve insan içgüdüsü ile ilgili, şimdi buraya yazamayacağım bir ton faydalı bilgi öğrendim. hepsini değil de sadece ufak bir bölümünü, sizlerden "aa hakkaten lan" onayını almak için yazacağım.
yazıda facebook'ta sevgili fotoğrafı paylaşmanın hayvanların kendi sınırlarını belirlemek adına oraya buraya işemesiyle olan benzerliğinden bahsetmiş. nasıl ki bir hayvan evcil, vahşi farketmez, o köşeye işeyip "bakınız buradan ben geçtim, bana atılan mamaları yemeyin yahut benim avlanacağım heyvanlardan avlanmayın" demek istiyorsa, facebook üzerinden sevgilisinin fotoğrafını paylaşan insan da "bakın bu benim, aklınızdan bile geçirmeyin onu, hele hele sevmek, dokunmak!! ağzınızı kırarım" demek istemekteymiş. şahsen "aa hakkaten lan" dediğim nokta işte burası. adam haklı, kanıtı da var çalışmış, anket falan yapmış... bu noktada söylemek isterim ki makalede falan okumadım, bir şekilde blogumuza gelmiş olan bilimsever bir kaç insanı yazının içine çekmeye çalıştım. olmuş mudur? olmamıştır biliyorum, ama insan umut ediyor işte. bilime, bilimadamlarına ve bilimseverlere sevgiler, saygılar..
ne diyorduk; işemek Vs. fotoğraf paylaşımı.. ne kadar da mantıklı. tut ki sevgilinden ayrıldın, nası ki o koltuğa sinen kedi çişi kokusu çıkmaz, o fotoğraflar da ne kadar silsen bitmez, ordan çıkar burdan gelir. silsen "aybolur mu acaba?" silmesen "yanlış sinyal mi veriyorum ki?" ya da "silmemsem bilmemkim (yeni hoşlantısı) ayrılmadık sanır da benden umudu keser mi?" derdi var. ne bileyim, garip. yani hani kimi çiftlerden biri öbürünün sanki kaçacakmış gibi tutar ya, bu da öyle bir şey değil mi? 1-2 fotoğraf "arkadaşı herhalde", 3-5 fotoğraf "hmm bunların arasında bir şey mi var?", yaklaşık 10 fotoğraf "galiba sevgililer", daha fazlası ise "ben biliyordum zaten, şüphelenmiştim" demek değil mi?
öyle.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder