şu hayattaki hedeflerimi çok hızlı değiştiririm. örneğin bugün bir kafe açıp zengin olmayı planlarken önümüzdeki hafta ünlü bir şef olmayı düşünebilirim. genelde haftalık olarak değiştiriyorum bu planları. bazen bazısına çok inanıyorum, 2-3 hafta gidiyor. mesela bu kafe işine çok aklım yatmıştı. hatta boş durmayıp kiralara baktım, bütün konsepti tasarladım kafamda. ama burda şimdi size söylemem. her ne kadar bu planımdan vazgeçmiş olsam da haftaya ne olacağını bilemem. çok yaratıcı bi fikir bence benimki.
geçenlerde de google street view denen şeyde şehir şehir dolaşıyordum ki, aklıma geldi. yaa bu google ne kadar da süper bir şey, ben neden google da çalışmıyorum ki dedim kendime! hem zaten kafe işi kendi işin, stresli olur, yorucu olur. şeflik desen, ocak başında üstüne koku siner. oysa google öyle mi? boş durmadım, hemen google insan kaynakları sitesine giriverdim. zaten o da birkaç tık uzağımdaydı, ah google gene yapmıştın yapacağını, iş arayanların işini de kolaylaştırmıştın. yaratıcı eğlenceli ve de maaşlı bir iş dünyası beni bekliyordu. derken bir de ne goreyim? google, "account coordinator" ve "product marketing manager" arıyor! içinde problem solving skills, strong analytical skills geçen ilanlar vermiş google! meğer yıllardır kaçtığım her şeye nasıl da muhtaçmışım! meğer bütün hayatım bir yalandan ibaretmiş! yıkıldım google! artık aramalarımı bing den yapıcam. en azından bing beni kandırmıyor, bing bingliğini biliyor.
o hınçla hemen facebook a girdim. facebookun buzz karşısındaki ezici üstünlüğünü kutlarcasına oraya buraya yorumlar bıraktım. video paylaştım. tam o sırada da bir dostumu facebookta sağ kolonda bir yerlerde gördüm.. görmez olaydım! adının altında "daha iyi bir facebook u olması için ona yardım et" yazıyordu!!. facebook, sözüm sana! belki iyilik yapmak istiyorsun, biliyorum sevdiğinden yapıyorsun ama yapma... hadi ben dostum, sadece bana göndersen bu mesajı neyse. ama onun 100 küsur arkadaşına da gönderiyosun biliyorum. bu nasıl bir ezikliktir, nasıl yardım dilenmedir! yapma bunu! bazen diyorum kendime, şu facebook a girmesem artık, ya da çok nadir girsem bi arkadaşa bakıp çıksam mesela. ama sonra aklıma onlar geliyor: daha iyi bir facebook u olmasına yardım et! ona mesaj at! merhaba de! say hello! yapma bunu facebook yapma! benden nefret et ama bana acıma!
sonuçta facebook a karşı da hınçla dolup güzelce log out yaptım. ama kendimi bi anda çok yalnız hissettim. google a küs olduğum için yıllardır kullanmadığım hotmail hesabımın şifresini hatırlamaya çalıştım. hatırlayamadım. yahooya da zamanında küstüğüm için email adressiz kalmıştım. bu duruma fazla dayanamadım, ve gmailime girdim. hazır gmailime girmişken google da yemek okullarını araştırdım. sonra bu yaşıma girip hala yeni meslek aradığım için bunalıma girdim. kafe açmak istemeyeni dövüyolar yaşı olan 21 i çoktaaan geçtiğim aklıma gelince gözlerim dolu dolu oldu. en azından bu yazıyı yazarak hüznümü üretime çevirmesini bildim. değil mi ama?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder