beni bu diziler mahvetti...
denedim denedim, başka türlü başlayamadım yazıya. klişe timleri kovalasın beni... aklıma da bundan baska şu geldi: hiçbir şeyden çekmedim dünyada dizilerden çektiğim kadar...
yaa bu arada ortaokuldayken çok severdim orhan veli'yi. hatta galiba ilk ergenlik aşklarımdan biriydi. ölmese kaç yaş fark olurdu aramızda hesabı bile yapmıştım hatırlıyorum. sonuç, bizimkisi imkansız aşktı.
şimdi orhan veli'nin ortaokul zevkine hitap eden bir şair olduğu iddiası çıkmasın yalnız burdan. onun yerine, ortaokuldayken çok gelişmiş zevklerim vardı diyelim. (buraya bir dil çıkaran surat yapmak için o kadar büyük bir istek duyuyorum anlatamam, ama yakıştıramıyorum blogumuza.) sahi eskiden daktiloyla yazarken insanlar, var mıymış acaba bu suratlar? elimizle kalemle yazdığımız dönemlerde çok daha iyisini yapabilirdik tabi, ama ben eliyle yazıp sonra da iki nokta üstüste kapa parantez şekli gülen insanlar gördüm. ben genelde daha boyutlu şeyler yaparım, kaş burun saç falan da eklerim.
neyse. gerçekten, beni bu diziler mahvetti. hayatımın son 1 senesinin uyanık olduğum zamanlarında yüzde olarak en fazla zamanı dizilere ayırmış olabilirim. gün be gün hesap tutmuyorum ama öyle bi iddiada bulunsam çok da sallamış olmam. işimden gücümden, uykumdan, yemeğimden, rızkımdan feragat ederek kendimi diziye verdim, pişmanım... ilerde bu zamanlarımı, en verimli çağımda bir illete bulaştım yaktım kendimi diye anlatacağım torunlarıma... gerçi artık güzel diziler de çekiliyor, film tadında... ahhh... bu da klişe oldu...
ben sadece güzel olan dizileri de izlemedim ki zaten... ne kadar aptal saçma yerli dizi varsa izledim.. izlediklerimin çoğu yayından kaldırıldı, öyle 3-5 bölüm izlediğimle kaldığım çok oldu... mesela, bi diziye sarmıştım, trt'de beni unutma... dizi biteli bir buçuk sene falan olmuş, bir gün denk geldi, internetten öyle bir bakayım derken arka arkaya bütün bölümleri izlemeye başladım.. nasıl da heyecanlı... sabah başlamıştım, yemeyip içmeyip hem de ofiste 12 bölüm devirdim!!! ofiste internet de bi hızlı ki... taktım kulaklığı, ekranım da pencereye dönük, arkamda oturan yok... ofiste de 3 kişiyiz bu arada... dile kolay 12 bölüm, bitirmek için mesaiye kalmak zorunda kaldım! 12 bölüm bitmişti, ve 13.nün videolarında final bölümü yazıyordu... heyecan dorukta, bir sezonu devirmek üzereyim bir günde, uğur polat a aşık olmuşum hafiften, acaba nasıl bitecek diye çatlıyorum... başladım izlemeye, derken, olmadık bi yerde bitti... çoot diye bitti.. meğer dizi 13. bölümde yayından kaldırılmış! bütün bir gün, bütün o emekler, o arkamdan biri mi geçti gerginliği, bir elimin sürekli alt-tab da durmaktan uyuşması, hepsi en heyecanlı yerinde kesmek için miydi hikayeyi!!!... o yıkılmışlıkla, o hezeyanla, diziyle ilgili bir buçuk yıldır kimselerin yazmamış olduğu forumlara üye oldum, olmaz böyle şey diye mesajlar attım, kimse mesajlarıma cevap vermedi... yeri gelmişken söyleyeyim, bu gibi durumlar için elimde bir suru email adresi hazır bulunur. bir kısmı hınzır, bir kısmı fake ad soyadli, isteyen olursa verebilirim... biliyorum adres almasi bedava, lazım olursa siz de alırsınız bir tane; ama ne biliim, her kullanıcı adı alınışında sanki gmailden bir şeyler eksilmiş gibime geliyor.. hele de kullanilmiyorlarsa, israf gibi... belki bir yerlerde gençliğimde kazara almiş bulunduğum morzeytin kullanici adını deliler gibi isteyen, o olmazsa eksik kalacak bir genç vardir mesela... varsa haberim olsun... neyse, işte forumlara üye oldum. kimseden ses çıkmayınca da yapım şirketine yazmaya karar verdim. mail attım, dizi yayından kaldırıldıktan tam bir buçuk sene sonra, bu diziyi devam ettirin dedim. en azından tek bir final bölümünü hakediyor dedim... o kadar inanmışım ki diziye o anda, inanıyorum yani tek bölüm için bütün kadronun toplanacağına, ve hatta bunun benim mailim üzerine olacağına!!!... hatta dedim ki, final olarak bir sinema filmi de yapabilirsiniz dedim.. dizi reytingler az diye yayından kaldırılmış, sanki asmalı konak da, sinema filmiyle finali olacak baak... bi hafta bekledim, cevap gelmedi maile. tekrar yolladım, gene cevap yok... ben de son bi umutla, son bir mail atıp bari hikayenin sonunu söyleyin diye yazdım. ona da cevap vermedi şerefsizler.. naaptınız siz lan bana!? en verimli çağımdaydım ben.... :(
o günden beri, öyle çılgınca bi diziye bağlanmadan önce reytinglerine dikkat ediyorum... şimdi aslında bunları yazınca utandım epey... yerin dibine girdim şu an. şu an, şu yazdıklarımın hepsini silip hayatımın bu kısmını unutasım, olmadı bari sır olarak saklayasım geldi çok fena...
ama neyse kalsın, ibret olsun...
yani anlayacağınız, çok vakit kaybettim bu dizilerle... gerçi dizi izlemesem ne yapardım onu bilmiyorum... ama bari bu kadar saçma sapan diziler izlemeseydim. haa, yalnız beni unutma dizisini tenzih ederim, biraz hüzünlüydü falan ama on numara diziydi. bence yapımcıları devamını çekmeyi düşünebilir. ya da sonunu bilen varsa bana özelinden mesaj atarsa çok sevinirim.
en verimli çağınız ama böyle heba oluyor. hiç yeni yazı yok
YanıtlaSil