15 Ocak 2010 Cuma

ilham

trendeyim ve kitap okumak istiyorum. kitap okuyayım da blog için ilham gelsin istiyorum. blog yapalı nerdeyse iki ay olmuş, daha bir satır yok. içimden de süslü cümle kuruyorum bak: "bazen bir kitabın bir satırı ne ilhamlar verir insana!"

ben ne istiyorum kitaptan? hatta filmden, dizilerden? benim gibi birisi olsun içinde, aa aynı benim yaşadıklarım, ben de aynen böyle hissetmiştim, hımm bakayım sonra noluyor demek istiyorum... benim gibi, bir şey olamamışların, eylemsizliğe itilmişlerin, ebedi seyircilerin hikayesini arıyorum orda.

derkeeen, elime kitabı aldım. zaten çantada gezdiriyordum. çevirdim baktım 220 sayfaydı. ben aylardır 2 paragraf blog yazısı yazamamışken, bu adam bu 220 sayfalıklardan kimbilir kaç tane yazmıştı! baktım hayat hikayesine, ödüller kaynıyor, romanlar gani. ben en verimli çağımda komik youtube videosu ve bir bulut olsam falan izlerken bu adam ilk romanını benden bir yaş büyükken yazmış, en iyi ilk roman ödülünü de kapmıştı. şimdi bu adam mı anlatacak beni, sorarım size dostlar. tembel insanın bunalımını bu mu yazacak? ben gelen emaile cevap yazamıyorum, o dizini kırmış oturmuş 220 sayfa döktürmüş, bana neyi anlatacak?
herkes bir şey olmak isteyip olamayan insanın acısını anlatıyor. kah güldürüşlü, kah acıklı. ben de okuyunca aa aynı ben diye seviniyorum. benim gibilerin hayatlarını sömürmesinler artık yaa, oynamasınlar duygularımla! kitap okumayalım artık, ya da okumuyoruz diye üzülmeyelim!

ama kitap da değil ki sadece. karikatür okuyup aaa aynı ben, beni anlatıyor, ben de sınavdan önceki akşam aynı böyle oluyorum mu diyorsunuz? valla sizi üzmek istemem ama, o insan yeteneklerinin farkına varmış harıl harıl çalışmış, işine ufaktan başlamış buralara gelmiş. tanıdığımdan değil gerçi ama böyledir bu. o mu bilecek bizim derdimizi? yaa adam suç ve cezayı yazmış küp gibi, sonra da budalanın dertleri. yapma bunu bize dostoyevski... ama dur yaa dostoyevski hakkında ileri geri konuşmayayım o tam böyle olmayabilir şimdi.. bi de o adam hani ilk kitabını benden bi yaş büyükken yazmış ya, sevinmedim desem yalan olur. bu gece başlasam belki yetişir. ya da en iyisi, sabah başlayayım dinç kafayla...

i/g

kasım 2009

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder